26. Februar 2011

STOP buraya kadar

Yunan filozoflarin sacmaliklarina medeniyet dediler, isgal ettikleri topraklarda masum insanlari "medeniyetleri" ugruna katlettiler (bkz. Büyük İskender). Roma imparatorlugunu ilahi bir lütuf olarak adlandirip, arka planda isledikleri cinayetleri örtbas ettiler. Biliyor muydunuz, Almanya'da hıristiyanlaştırma calismalari nasil yapiliyordu? Medeniyetlerine biat etmedikleri binlerce almanin kafasini gövdesinden ayiran iste roma medeniyetinin zamane mensuplaridir.
bkz.: http://de.wikipedia.org/wiki/Blutgericht_von_Verden
Özeti: I. Karl (Şarlman) Verden'da tarih kitaplarina göre 4.500 insani idam ettirmistir.

Üstad Muhammed Akif Ersoy'un dedigibi gibi, medeniyet dedigin tek disi kalmis canavar, ne kadar da dogru.

Iki büyük dünya savasi sirasi ve sonrasi BATI'da demokrasi fedaileri, DOGU'da komünizm fedaileri, her biri kuduz köpek gibi saga sola saldirmaya basladilar. Böl parcala yut babindan sömürdüler güzelim topraklari. Petrol, altin, dogalgaz rezervlerini kendi mallari ilan ettiler. Cetvel ile sinir cizdiler. Afrika ülkeleri sinirlarina haritayi acin bir bakin ne demek istedigimi daha iyi anlayacaksiniz. Basa cikamadiklari Müslüman halklari baslarina paraya tapan zalim despot, kral, kuklalari getirip ezdirdiler.

Dünyayi biz yönetmiyoruz arkadaslar, Osmanli'dan sonra elimizde ne var ne yok hepsini aldilar.

ARTIK YETER demenin vakti coktan gelmisti...ve cogunlugu müslüman halklar ARTIK YETER diyorlar.

ABD, AB ve Israil...size bundan sonra her yerde gösterecegimiz tek bir levha var:


zira
Batı medeniyeti, daha dogrusu emperyalizmi, ekonomisi ile birlikte iflas etmiştir. Sünnetullah geregi zalimler her zaman ve mekanda ayni akibete ugramaya mahkumdurlar elhamdulillah.
Medeniyet olmaya layik, elbette ki sadece ve sadece ALLAH'in dini olan ISLAM'dir.

13. Februar 2011

Resulullah Sevgisi

De ki; "Eğer babalarınızı, evlâtlarınızı, kardeşlerinizi, eşlerinizi, hısım-akrabanızı, kazandığınız malları, bozulmasından korktuğunuz ticareti ve hoşunuza giden evleri, konakları Allah'dan, Peygamber'den ve Allah yolunda cihad etmekten/üstün çaba göstermekten daha çok seviyorsanız Allah emrini gerçekleştirinceye, yapacağını yapıncaya kadar bekleyiniz. Allah yoldan çıkmışlar güruhunu doğru yola iletmez. " Tevbe Suresi 24. Ayet

Bu inanç sistemi, içine girdiği kalbi başka bir şeyle paylaşmaya katlanamaz. Kalp, ya sırf ona ait olur, ya da ona hiç baştan yer vermez. Bu âyetlerin vermek istedikleri mesaj müslümanın ailesinden, akrabalarından, eşinden, çocuklarından, malından, çalışmasından, dünya nimetlerinden ve meşru hazlardan kopması, ya da dünyanın bütün güzel şeylerinden el-etek çekerek yalnızlık köşesine kapanması değildir. Hayır, asla bu inanç sisteminin tek istediği şey, insan kalbinin sırf kendisine bağlı olması, sevgisine başka bir şeyi ortak etmemesi, egemen ve buyurucu konumda olması, hareket ettirici ve itici bir rol oynamasıdır. İnanç sistemine bu rol tanındıktan sonra müslüman, hayatın bütün güzelliklerinden yararlanabilir, bütün çekici hazlarından payını alabilir, bunun hiç bir sakıncası yoktur. Yalnız müslüman bütün bu güzellikleri ve hazları, inancının gerekleri ile çatıştıkları anda tümü ile silkeleyip atmaya hazır olmalıdır.

Bu iki yolun ayırım noktası şuradadır: Acaba egemenlik bu inanç sisteminde mi, yoksa dünya hazlarında mı olacak? Söz önceliği bu inanç sisteminin mi, yoksa şu dünya nimetlerinin birinin mi olacak? Müslüman, kalbinin inancına sımsıkı bağlı olduğundan emin olduktan sonra çocuklarından, kardeşlerinden, eşinden, akrabalarından yararlanabilir; mallar, ticarethaneler, evler edinebilir; israfa kaçmaksızın ve gurura kapılmaksızın yüce Allah'ın yarattığı güzelliklerden ve çekici hazlardan payını alabilir. Bunun hiç bir zararı, hiç bir sakıncası yoktur. Hatta o takdirde bu yararlanma İslâmca hoş görülen bir "müstahap''tır. Çünkü bu yararlanma bir tür şükürdür, bu nimetleri kulları onlardan yararlansın diye bağışlayan yüce Allah'ın cömertliğini bir anlamda onaylamadır; O'nun rızık vericiliğini, nimet bağışlayıcılığını, karşılıksız sunuculuğunu hatırlatan bir fırsattır.

KURAN-I KERİM
FİZİLAL´İL KUR`AN TEFSİRİNİN TÜRKÇE AÇIKLAMASI
Seyyid Kutub

2. Februar 2011

Akbabalar

MISIR'da yasanan olaylar bir kez daha kanitladi ki, ABD, AB ve israil, yani bermuda seytan ücgeni, bu dünyanin basina en büyük beladirlar. Milyonlarca insan 30 senedir kendilerine zulüm eden bir diktatörün gitmesi icin canlarini ortaya koyarak mücadele edecekler, ayaklanacaklar, siz cikacaksiniz bu zalim diktatörü son ana kadar kollayacaksiniz, reformlar yapmasini tavsiye edeceksiniz. Böyle utanmazlik, böyle küstahlik, böyle seytanlik sizin ne mal oldugunuzu bir kez daha gözler önüne sermistir. Bu diktatör cikiyor elinde ABD temsilcisinin kendisine verdigi talimatlari iceren bir kagidi aliyor ve insanlara iletiyor. Bu kadar mi saf saniyorlar insanlari, bu kadar mi geri zekali bu millet de bu oyunu göremeyecek? Bu dünyayi bu zalimler iste böyle yönetiyor. Veriyorlar kuklalarin eline bir kagit, oku bakalim...zalimin zulmünü destekleyen de aliyor okuyor. Vay haline o zalimi destekleyenlerin vay haline.

Firavun'a DUR diyen MUSA (as)'a selam olsun
Nemrut'a DUR diyen IBRAHIM (as)'a selam olsun


Bati(l) medeniyetinden sesler yükselmeye basladi bile: Ne istiyorlar bu akbabalar? Demokrasi istiyorlar, ama kendilerine yakin bir demokrasi, kullanabilecekleri bir demokrasi, sömürebilecekleri, fisleyebilecekleri, altini oyabilecekleri bir demokrasi istiyorlar. Bir yasa istedikleri, daha dogrusu dayattiklari zaman o yasayi cikaracak demokrasi arzuluyorlar. Tabi buna ilk karsi cikacak hareketleri, partileri, STK'lari önceden tasfiye ediyorlar ve ülkelerin ic islerine taa demokrasi gelmeden önce karsitiklari gibi demokrasi geldikten sonra da karismak istiyorlar. Aman dikkat edelim de Müslümanlar cok güclenmesin, sonra bati medeniyeti zarar görür aman ha. CIPLAKLIK medeniyeti, ICKI, KUMAR, ZINA medeniyeti zarar görmesin telasi icerisindeler bu SAPIKLAR.

Dua edelim kardesler, ve dogrulari söylemekten, hatta haykirmaktan korkmayalim.

Bati medeniyeti iflas etmistir...STOP

Islam medeniyeti icin var gücümüzle calisalim insaALLAH

30. Januar 2011

Neler oluyor? Haberiniz var mı?

Sene 1991: Cezayir'de secimler var ve secimleri Islami Selamet Cephesi % 48 bir oranla kazaniyor, ikinci tura gecmeden ordu secimleri iptal ederek olaylara müdahele ediyor, Islami Selamet cephesi kapatiliyor.

Sene 1995: Türkiye'de Milli Görüs hareketi (Refah Partisi) secimleri % 21 ile kazaniyor, Tansu Ciller ile koalsiyon hükümeti kuruluyor. 28 Subat 1997 kararlarindan sonra Necmettin Erbakan istifasini veriyor ve Refah Partisi kapatiliyor.

Sene 2006: Filistin Özerk Bölgesinde secimler yapiliyor, ve HAMAS hareketi % 56 bir oranla tek basina iktidar olma hakki kazaniyor, ama israil devletini kabul etmedigi icin, Fetih hareketiyle anlasmazliga düsüyor ve hükümetten cekiliyor. Alinan istihbarat sonucu Gazze'de zalimlesen Fetih hareketinden yönetimi silah gücüyle devraliyor. Arkasindan israil'in saldirilari basliyor.

Sene 2009: Lübnan'da secimler oluyor, ve secimlerden önce bir haber yayinlaniyor Alman Der Spiegel dergisinde. Bu haberde secimin favorisi Hizbullah hareketine iftiralar atiliyor ve bu iftiralarla secim sonucu beklenenin aksine Hizballah'in yenilgisiyle sonuclaniyor.

Tunus ve Misir'da yasanan olaylara kisaca bir göz atmakta fayda var: Tunus'da Zeynel Abidin bin Ali tam 23 sene devlet baskani, Misir'da Hüsnü Mübarek tam 30 senedir devletin tepesinde.

Irak'ta Saddam Hüseyin 23 sene baskanlik yapti ve sonunda ABD tarafindan kalemi kirildi. Secimler yapildi Irak'ta ve ABD bir türlü istedigi hükümeti göremedi. Bunun ardindan yapilan planli saldirilarla Irak istikrarsiz hale getirilmeye calisiliyor.

Bütün yasanan olaylarin arkasinda hangi güclerin oldugunu hepimiz biliyoruz. Arastirin, ya arkasindan ABD, israil, ya da Avrupa Birligi ülkeleri cikacaktir. Yillarca sömürülmüs ülkeler artik ayaga kalkiyor, cünkü artik hic birsey gizli gizli yapilamiyor. Bütün dünyanin gözü önünde insanlarin gözünün icine baka baka yalan söyleyemiyorlar artik. Dünya dengelerini sarsan en büyük etken bu olsa gerektir. Mesela Internet.

Gelelim güncel olaylara:

Lübnan'da hükümet Hizbullah harektinin devreye girmesiyle düsürüldü. Hükümeti kurma görevi Hizbullah hareketinin de destekledigi Mikati'ye verildi. ABD ve Israil olaylari kaygiyla izlediklerini tekrar edip duruyorlar. Korkulari hep ayni. Hizbullah hareketi, arkasinda Suriye ve Iran, Ortadogu icin bir tehlike olusturuyor, daha dogrusu israil icin tehlike olusturuyor.

Dikkat edin, Ortadogu'daki tüm Islami hareketleri terörist örgütler olarak lanse ettiler, tüm dünyada bu örgütler terör örgütü olarak gösterilmek istendi yillardir. Peki neden? israil öyle istiyor da ondan. Neymis efendim? "Bizi yok etmek istiyorlar bu örgütler" Hadi ordan, siz kime yutturmaya calisiyorsunuz bu palavralari? Yemezler.

Türkiye'de STK'lara karsi yapilan aktüel operasyonlar neyin nesi diye soranlara pesinen söyleyelim. Islami hareketlerin önünü kesmek icin var gücleriyle calisan derin devletler bir bir cökecektir. Bundan hic kimsenin süphesi olmasin.

Tunus ve Misir cok önemli bir mesaj veriyor zalimlere.

NE YAPARSANIZ YAPIN DURDURAMAYACAKSINIZ !!!

Iran Cumhurbaskani Ahmedinecad bir kac gün önce yaptigi bir konusmada:
"Bakın İran her tarafı ele geçirecek" diye korku yaratmaya çalışıyorlar. Ama onlar şunu da bilsinler ki, biz daha yolun başındayız. Çünkü İran halkı dünyadaki zulüm ve adaletsizliklere karşı direnmektedir. İnkılapçı bu halk, zulüm ve adaletsizliklerin kökü dünyada kazınıncaya ve adalet bayrağı dikilinceye kadar direncini sürdürecek ve tavrından bir adım geri atma arzusunu düşmanın kursağında bırakacaktır" insaALLAH

Siz, insanlığ(ın iyiliği) için çıkarılmış hayırlı bir topluluksunuz; doğru olanı emreder, eğri olandan alıkoyarsınız ve Allah'a inanırsınız. (Al-i Imran Suresi 110. ayet)

25. Januar 2011

Mavi Marmara Almanya'da

Büyük bir skandal yasaniyor Almanya'da.

Uzun süredir meclis kulislerinde tartisilan ve son ana kadar kamuoyu olusturulmayan "Kurtlar Vadisi Filistin" filminin yayina girme arefesinde sessiz sedasiz alinan bir kararla filmin sinema yayinina izin verlmemistir. Tüm dünyada örnek olarak gösterilen Alman demokrasisi Mavi Marmara'nin aziz sehitlerinin bereketiyle büyük bir yenilgi ile karsi karsiya kalmistir.

Neden mi?

Siz getirin en yüksek degerlerinizi, demokrasi midir nedir, koyun terazinin bir kefesine, vallahi Furkan Dogan kardesminin bir damla kani diger kefede ondan daha agir gelecektir, hatta bir damla kani ile bütün sözüm ona demokratlari Firavun ve yandaslari gibi bogacaktir sehadet denizinde.

Simdi soruyorum Alaman demokrat bozuntularina: Siz engellediginizi mi saniyorsunuz simdi, fikri hür, vicdani hür, sadece ve sadece ALLAH'a kul olan, bizleri sansürlediginizi mi saniyorsunuz ey gafiller?

Mavi Marmara öyle bir Intifada ruhu olusturdu ku yüreklerimizde, Kurtlar Vadisi Filistin filmi oynamis oynamamis umurumuzda degil, anladiniz mi? Cünkü siz isteseniz de istemeseniz de biz Filistin'in kurtulusu icin en güclü silahimizi, yüregimizden kopan Sevgi'mizi ortaya koymusuz, gönül vermisiz.

Ve bekleyin, bakin göreceksiniz, Mavi Marmara ruhu Almanya'da nasil filizleniyor.

Sehadetin tasli, toz yollarinda acacaktir cicek, cicektir sehit.

SEVDALILARI PLATFORMU ALMANYA

21. Januar 2011

Almanya'da Islam medeniyeti

Bu yaziyi sevgili babacigima ithaf ediyorum

Sene 1973, Istanbul Sirkeci'den kalkan trene binen bir Anadolu yigidi, henüz 23 yasinda, Almanya'nin Recklinghausen kentine ulastiginda kendisini nelerin bekledigini heyacan icinde merak ederken arkadaslariyla kalacagi yer gösteriliyor. Yatakhanede gözleri doluyor bu gencin. Geride biraktigi ailesi geliyor aklina, ALLAH büyüktür diyor, uzaniyor yatagina, uyuyup kaliyor...




Sene 2011, 38 sene sonra. 23 yasindaki genc simdi 60 yasinda, ama yine delikanli, yine heyecanli. 38 senelik macerasini soranlara o ani yasiyormus gibi anlatiyor. Ailesini Almanya'ya getirmis, cocuklari olmus, ve ister istemez Almanya'ya yerlesmek zorunda kalmis. Para kazanip dönerim dedigi bu Anadolu insani, Alamanci oluvermis.

Gelelim konumuza:
Biliyor musunuz Almanya'da kac tane minareli camii insa ettirmis bu insanlar?
100'den fazla
Biliyor musunuz kac tane mescid acmis bu insanlar?
2.000'den fazla

Osmanli torunu diye buna derim. Öyle bir davet metodu ki, Almanlarin her defasinda bu camiilerin ve mescidlerin yanlarindan gectiklerinde, ISLAM akillarina geliyor.

Islam medeniyeti Avrupa'da meyvelerini vermeye basladigi icin taslanmakta. Islamofobia zehiri, virüsü asilanmaya calisilmaktadir...

Sevgili babacigim, sana sonsuz tesekkürlerimi sunuyorum. Bizlere öyle bir miras birakiyorsun ki, mal ve mülkden daha hayirli, elhamdulillah, bu miras Islam medeniyetidir.

Sevgili babacigim sana söz veriyoruz, biz medeniyetimize sahip cikacagiz.

ALLAH bu davaya gönül veren erlerden razi olsun. AMIN

1. Januar 2011

Mavi Marmara ve biz


Şehid Furkan Anısına Özel Ezgi
Hochgeladen von doruhaber. - Musikvideos, Sänger Interviews, Konzerte und mehr.


31 Mayıs 2010 tarihinde Gazze'ye insani yardım malzemesi götürürken İsrail saldırısına maruz kalan Mavi Marmara gemisinin Istanbul'a dönmesi büyük bir müjdenin habercisidir insaALLAH.


Bu davaya gönül veren yigitlerin bir selamidir, duasidir Mavi Marmara, Ve bir mesaj getirdi bizlere Gazze'den, Filistin'den...nedir peki bu mesaj?


Filistin özgür oluncaya kadar...karada, havada, denizde hep Gazze yankilanacak. Filistin davasina gösterilen bu ilgi ve alaka, tüm dünyada ses getirdi, en önemlisi kalplerimize bu hareket ile tekrar heyecan getirdi, ne oldugumuzu hatirlatti. Peki niye unutuyoruz? Bize hatirlatmasalar, yine unutuyoruz, yine unutuyoruz. Peki neden? Evet bu soruyu sormamiz gerekir, hem de hic özür mözür dilemeden, taa vicdanlarimizin derinliklerine inmemiz lazim. Bu ugurda canlarini veren bu yigitler kiminle kiyaslanabilir? Herhalde biz ne yaptik diye sormamiz gerekiyor? Destekledik mi bu hareketi? Dua ettik mi? Yoksa sadece seyir mi ettik? Bazen acilar gercektir...


Filistin bizim meselemizdir, ABD ve Israil'in degil. Eger kurtulacaksa, ABD ve Israil'in yardimiyla degil, bizim yardimimizla insaALLAH. Ve önce bu davayi sevmekle baslar yardim. Gelin hep birlikte bu davaya sahip cikalim, yoksa Ahmet Yasinler, Furkan Doganlar bizden hesap soracak...


Bu Ümmet Mavi Marmara ile dirilmeyecek, bu Ümmet Filistin özgür olunca dirilecek...ve bir gün Mescidi Aksa'da hep birlikte Cuma namazini kilacagimiz günler yakindir. 


Çünkü Allah ve Elçisi ve imana erenler ile dost olanlar; işte onlar, Allahın taraftarlarıdır, onlardır zafere ulaşanlar! (Maide Suresi 56. ayet)

Kur'an'ın İzinde: Marifetullah'tan Muhabbetullah'a

  Bölüm 1: İmanın İlk Adımı – Teslimiyet   Hayatımın bir kavşağında durmuş, kendime soruyordum: “Ben kimim, nereden geldim ve nereye gidiyor...