Bir yolculukta uyuya kaldiniz mi hic? Elbette ya bir otobüs icerisinde, ucak, tren araba gibi vasitalarda yolculuk esnasinda yorgun düserek uyuya kaldiginiz olmustur. Veya bir yerde otobüs, ucak beklerken. Uyumanizin sebebi bekleyeceginiz zamanin uzun oldugunu bilmeniz, yorgun olmaniz, dinlenmeniz gerektigidir tabii olarak. Fitraten insanlar uyumayi bir kurtulus olarak, bir rahatlama psikolojisi, zaman gecirme gibi bir olay olarak degerlendirmekteler. Dogrudur. Simdi sizlerle paylasacagim ayeti kerimeler ne zaman indi dersiniz?
1 - Ey örtüye bürünerek saklanan Muhammed,
2 - Geceleyin biraz uyuduktan sonra kalk
3 - Gecenin yarısında uyanık ol, ya bu
miktarı biraz eksilt
4 - Ya da artır da ağır ağır Kur'an oku.
5 - Çünkü biz sana sorumluluğu ağır bir söz
indireceğiz.
6 - Kuşkusuz gece ibadeti, gündüze göre daha zor, fakat
sözü daha etkilidir.
7 - Çünkü gündüzleri, seni uzun uzun uğraştıracak
işlerin vardır.
8 - Rabbinin adını an, bütün varlığında
O'na yönel
9 - O doğunun da, batının da Rabbidir, O'ndan
başka ilah yoktur. O halde tek dayanağın O olsun.
(Müzzemil Suresi)
Bu ayetler daha Kuran-i Kerim'in ilk ayetleri olan IKRA (OKU) / KALK ve UYAR ayetlerinden sonra indigi Kur'an tefsirlerinden anlasiliyor.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, gece yarisi dedigimiz zaman diliminin, herkesin uyuyup dinlendigi vakit olarak bilinmesi. Ancak bizleri yaratan Rabbimiz (cc) gündüz yerine geceyi bir egitim zamani olarak kullanilmasini tavsiye/emir buyuruyor. Ve neden geceyi, hemen onu da acikliyor...
O zaman su sonuca bir bakalim, geceyi uyuyarak, gündüzü de calisarak geciren bir insan...ibadetlerinin etkisini bir arastirsin bakalim. Sonuc gayet acik ve net. Rabbimiz (cc) "gece daha etkilidir" buyuruyor.
Bu aciklamalardan sonra tekrar konumuza dönelim:
Müslümanlar öyle bir uykuya dalmislardir ki, hem gece hem de gündüz. Gece uyku sarhoslugu, gündüz de dünya sarhoslugu. Ve bu sarhosluktan bir türlü ayilamiyor. Müslümanlar böyle sarhos sarhos dünya dertleriyle dertlenirken, Islam düsmanlari, taguti düzenler, bütün planlarini yavas yavas, ama cok etkili bir sekilde hayata geciriyorlar.
Kiyamet kopmadan UYANSAK iyi olur...cünkü korkarim kiyamet koptugunda uyandigimizda cok gec olabilir.
...velhamdulillahirabbilalemin
14. Juni 2012
12. Juni 2012
...to know Him
Dear brothers and sisters,
one question is waiting to be answered. Do we know the Creator, the Ruler, the One and Only?
In order to know ALLAH (swt) we have to understand His words, the message of the Qur'an and we also have to understand the Sunnah of His prophet Muhammad (asm).
But do we really understand it? What's the reason, why so many Muslims have problems to identify themselves as "Muslims"?
Muslim means, to surrender, to submit, to bring peace into your and others heart, mind and soul, to sincere worship only to one. So the first step is to know, whom you believe in? And what's your relationship to Him.
I want to ask you, is there a difference between the sahaba (ra) and the "Muslims" today?
Yes there is.
Why the sahaba (ra) surrendered, submitted, brought peace in their and others hearts, minds and souls and sincered worship only to ALLAH (swt), fully, totally and without concessions?
I remind you, the ruling Quraisch in Mekkah, also believed in ALLAH (swt) as the creator.
We have one thing in common dear brothers and sisters, today and at the time of Mekkah before the Quran al Karim was received by Muhammad (asm):
The people of Mekkah were not FREE...and today? Ask yourself, are you free? NO
So with the revelation of the Quran al Karim, the words of ALLAH (swt) to his messenger (asm), the greatest revolution of human history began in minds and in hearts.
The revolution of Freedom to surrender, to submit only to ALLAH (swt), who ist the one and the only who deserves to do so.
Do You know that ALLAH (swt) is the one and only Who brings Freedom? Do You really know it?
Think about it.
Who brings Freedom to You?
...to be continued...
one question is waiting to be answered. Do we know the Creator, the Ruler, the One and Only?
In order to know ALLAH (swt) we have to understand His words, the message of the Qur'an and we also have to understand the Sunnah of His prophet Muhammad (asm).
But do we really understand it? What's the reason, why so many Muslims have problems to identify themselves as "Muslims"?
Muslim means, to surrender, to submit, to bring peace into your and others heart, mind and soul, to sincere worship only to one. So the first step is to know, whom you believe in? And what's your relationship to Him.
I want to ask you, is there a difference between the sahaba (ra) and the "Muslims" today?
Yes there is.
Why the sahaba (ra) surrendered, submitted, brought peace in their and others hearts, minds and souls and sincered worship only to ALLAH (swt), fully, totally and without concessions?
I remind you, the ruling Quraisch in Mekkah, also believed in ALLAH (swt) as the creator.
We have one thing in common dear brothers and sisters, today and at the time of Mekkah before the Quran al Karim was received by Muhammad (asm):
The people of Mekkah were not FREE...and today? Ask yourself, are you free? NO
So with the revelation of the Quran al Karim, the words of ALLAH (swt) to his messenger (asm), the greatest revolution of human history began in minds and in hearts.
The revolution of Freedom to surrender, to submit only to ALLAH (swt), who ist the one and the only who deserves to do so.
Do You know that ALLAH (swt) is the one and only Who brings Freedom? Do You really know it?
Think about it.
Who brings Freedom to You?
...to be continued...
8. Juni 2012
KURAN'DA PEYGAMBER DUALARI
Hz. Nuh'un DUASI
"Doğrusu ben yenik düştüm, artık Sen gel ve bana yardım et!" "Ey Rabbim! Yeryüzünde bu hakikati inkar edenlerden hiç kimseyi bırakma: çünkü Sen onları bırakırsan, Sana kulluk edenleri hep saptır[maya çalış]ırlar ve yalnızca fesada ve inatla sürdürülen nankörlüğe sebep olurlar. Ey Rabbim! Bana, anneme-babama, evime mümin olarak giren herkese ve [daha sonraki] bütün mümin kadınlara ve erkeklere bağışlayıcılığını göster; ve zulüm işleyenleri her zaman helake uğrat!"
Amin Ya Rab
Hz. Ibrahim'in DUASI
"Ey Rabbim! Burayı emin bir bölge yap ve halkından Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman edenlere bereketli rızıklar bağışla." "Ey Rabbimiz! Bunu kabul et; Sensin her şeyi bilen, her şeyi duyan!" "Ey Rabbimiz, bizi Sana teslim olanlardan kıl ve bizim soyumuzdan. Sana teslim olacak bir topluluk çıkar, bize ibadet yollarını göster ve tevbemizi kabul et: şüphesiz yalnız Sensin tevbeleri kabul eden, rahmet dağıtan!" "Ey Rabbimiz! Soyumuz içinden onlara Senin mesajlarını iletecek, vahyi ve hikmeti öğretecek ve onları arındırıp tertemiz kılacak bir elçi çıkar: Çünkü yalnız Sensin kudret ve hikmet sahibi!" "Ey Rabbim! Bu beldeyi emin kıl; beni ve çocuklarımı putlara tapmaktan ebediyyen uzak tut! Çünkü, ey Rabbim, bu [tapınma nesneleri] gerçekten, insanlardan pek çoğunu yoldan çıkardı!"Bunun içindir ki, [yalnızca tebliğ ettiğim dinde] bana uyan kimse gerçekten bendendir; bana baş kaldırana gelince, şüphesiz Sen çok acıyan, esirgeyen gerçek bağışlayıcısın! "Ey Rabbimiz! Soyumdan bazılarını ekilebilir toprağı olmayan bir vadiye, Senin kutsal evinin yakınına yerleştirdim ki, ey Rabbimiz, salâtı devamlılık ve duyarlılık içinde yerine getirsinler; öyleyse, insanların kalplerini onlara doğru meylettir; ve onlara verimli, bereketli rızıklar bahşet ki şükretsinler. "Ey Rabbimiz! Şüphesiz, gizlediğimizi de, açığa vurduğumuzu da bilen Sensin: Çünkü yerde ve gökte olan hiçbir şey Allah'tan gizli kalmaz." "En içten övgüler, kocamış halimle bana İsmail ile İshâk'ı armağan eden Allah'a özgüdür! Duaları, yakarışları işiten elbette benim Rabbimdir: [O halde] Ey Rabbim, beni ve soyumdan gelen insanları salâtta devamlı ve duyarlı kıl! "Ve, ey Rabbimiz, bu duamı kabul buyur: Rabbimiz! Hesabın görüleceği Gün, beni, anamı-babamı ve bütün müminleri bağışla!"
Amin Ya Rab
Hz. Süleyman'in DUASI
"Ey Rabbim! İçimde öyle düşünceler uyandır ki, bana ve ana-babama bahşettiğin nimetler için sana hep şükreden biri olayım; ve hep Senin hoşnut olacağın dürüst ve erdemli işler yapıyor olayım; ve beni, rahmetinle, dürüst ve erdemli kulların arasına sok!"
Amin Ya Rab
Hz. Musa'nin DUASI
"Ey Rabbim! İçimi [Senin aydınlığınla] genişlet; görevimi bana kolaylaştır; dilimdeki düğümü çöz ki söyleyeceklerimi tam olarak anlayabilsinler ve bana yakınlarımın arasından yükümü paylaşacak bir yardımcı tayin et: Kardeşim Harun'u (mesela); o'nunla benim gücümü pekiştir ve görevimden o'na da pay ver ki, [birlikte] Senin yüceler yücesi adını (insanların katında) daha yükseklere çıkaralım, ve Seni sürekli analım! Muhakkak ki, Sen bizi bütün varlığımızla görmektesin!"
Amin Ya Rab
"Doğrusu ben yenik düştüm, artık Sen gel ve bana yardım et!" "Ey Rabbim! Yeryüzünde bu hakikati inkar edenlerden hiç kimseyi bırakma: çünkü Sen onları bırakırsan, Sana kulluk edenleri hep saptır[maya çalış]ırlar ve yalnızca fesada ve inatla sürdürülen nankörlüğe sebep olurlar. Ey Rabbim! Bana, anneme-babama, evime mümin olarak giren herkese ve [daha sonraki] bütün mümin kadınlara ve erkeklere bağışlayıcılığını göster; ve zulüm işleyenleri her zaman helake uğrat!"
Amin Ya Rab
Hz. Ibrahim'in DUASI
"Ey Rabbim! Burayı emin bir bölge yap ve halkından Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman edenlere bereketli rızıklar bağışla." "Ey Rabbimiz! Bunu kabul et; Sensin her şeyi bilen, her şeyi duyan!" "Ey Rabbimiz, bizi Sana teslim olanlardan kıl ve bizim soyumuzdan. Sana teslim olacak bir topluluk çıkar, bize ibadet yollarını göster ve tevbemizi kabul et: şüphesiz yalnız Sensin tevbeleri kabul eden, rahmet dağıtan!" "Ey Rabbimiz! Soyumuz içinden onlara Senin mesajlarını iletecek, vahyi ve hikmeti öğretecek ve onları arındırıp tertemiz kılacak bir elçi çıkar: Çünkü yalnız Sensin kudret ve hikmet sahibi!" "Ey Rabbim! Bu beldeyi emin kıl; beni ve çocuklarımı putlara tapmaktan ebediyyen uzak tut! Çünkü, ey Rabbim, bu [tapınma nesneleri] gerçekten, insanlardan pek çoğunu yoldan çıkardı!"Bunun içindir ki, [yalnızca tebliğ ettiğim dinde] bana uyan kimse gerçekten bendendir; bana baş kaldırana gelince, şüphesiz Sen çok acıyan, esirgeyen gerçek bağışlayıcısın! "Ey Rabbimiz! Soyumdan bazılarını ekilebilir toprağı olmayan bir vadiye, Senin kutsal evinin yakınına yerleştirdim ki, ey Rabbimiz, salâtı devamlılık ve duyarlılık içinde yerine getirsinler; öyleyse, insanların kalplerini onlara doğru meylettir; ve onlara verimli, bereketli rızıklar bahşet ki şükretsinler. "Ey Rabbimiz! Şüphesiz, gizlediğimizi de, açığa vurduğumuzu da bilen Sensin: Çünkü yerde ve gökte olan hiçbir şey Allah'tan gizli kalmaz." "En içten övgüler, kocamış halimle bana İsmail ile İshâk'ı armağan eden Allah'a özgüdür! Duaları, yakarışları işiten elbette benim Rabbimdir: [O halde] Ey Rabbim, beni ve soyumdan gelen insanları salâtta devamlı ve duyarlı kıl! "Ve, ey Rabbimiz, bu duamı kabul buyur: Rabbimiz! Hesabın görüleceği Gün, beni, anamı-babamı ve bütün müminleri bağışla!"
Amin Ya Rab
Hz. Süleyman'in DUASI
"Ey Rabbim! İçimde öyle düşünceler uyandır ki, bana ve ana-babama bahşettiğin nimetler için sana hep şükreden biri olayım; ve hep Senin hoşnut olacağın dürüst ve erdemli işler yapıyor olayım; ve beni, rahmetinle, dürüst ve erdemli kulların arasına sok!"
Amin Ya Rab
Hz. Musa'nin DUASI
"Ey Rabbim! İçimi [Senin aydınlığınla] genişlet; görevimi bana kolaylaştır; dilimdeki düğümü çöz ki söyleyeceklerimi tam olarak anlayabilsinler ve bana yakınlarımın arasından yükümü paylaşacak bir yardımcı tayin et: Kardeşim Harun'u (mesela); o'nunla benim gücümü pekiştir ve görevimden o'na da pay ver ki, [birlikte] Senin yüceler yücesi adını (insanların katında) daha yükseklere çıkaralım, ve Seni sürekli analım! Muhakkak ki, Sen bizi bütün varlığımızla görmektesin!"
Amin Ya Rab
24. Mai 2012
İman-Emânet-İmtihan İlişkisi
İman kelimesi ile emânet kelimesi aynı kökü
paylaşan, birbiriyle çok yakın anlam ilişkileri olan iki kavramdır. İman sahibine mü'min denir ki, bir
anlamı da emânet taşıyan kişi demektir. İman sahibi kişi, yani mü'min, hem inandığı gücün sağladığı güvenin
içinde emin olan; hem de kendisi başkalarına güven veren demektir. Emânetin lügat mânâsı "eminlik", "birisine
koruması için bırakılan şey." Eminliğin zıddı, hıyânet; yani, emâneti korumamak,
onu emânet edenin değil de, kendi nefsinin arzu ettiği gibi harcamak. Emânet, irâde sahibine verilir. "Ben"
diyebilmek büyük bir nimet olduğu gibi, müthiş de bir imtihan. Sonu zâlim ve
câhil olmaya çıkabilecek bir çetin soru. İşte gökler, yer ve dağlar bu "ene" imtihanından, yani "ben" demekten sakınmışlar...
Bu ön bilgiden sonra, bu konuyu bir kac örnek ile ele alalim:
Yasadigimiz toplumda, bir insanin sahip oldugu bir cok seyi "bu benimdir" diyerek sahiplenmesi fitrat geregi olsa bile, üzerinde durulmasi gereken konu, insanin sahip oldugu seyin bir emanet olarak verilmis olmasidir. Zira, insana verilen her ne var ise, Halikimiz (yaraticimiz) olan yüceler yücesi Rabbimizin (cc) insana bir ikramidir, ve dünya üzerinde gecicidir. Ölüm ile noktalanan dünya hayatinda insan, emanetlere müdahele sansini da ayni zamanda kaybetmektedir. Kisacasi her bir emanetin takvimi ölüme kadar islemektedir. Bu takvimin ne zaman sona erdigi ise bilinmemektedir. Emanetin ne denli bir imtihan oldugunu anlamamiz icin, ölümün her an gelebilecegini tefekkür ederek sorumluluklarimizi Mü'min (IMAN eden), yani Emanet tasiyan olarak, her yeni günde hatirlamamiz gerekmektedir.
Emanet noktasinda öncelikli düsünmemiz gereken mesele, ALLAH'in bizlere sectigi yasam bicimi olan, ALLAH'a teslimiyet meselesidir (Islam). Bu yasam bicimine kayitsiz sartsiz teslim olmus (sahitlik etmis) IMAN sahipleri, bu emaneti yüklenmis demektir. Hakeza, ALLAH'in bizlere indirdigi mubarek Kur-an'i, ve gönderdigi sevgili Peygamberimiz'i (asm) de bir kilavuz, bir rehber olarak kabul etmemiz kacinilmaz bir sarttir.
Islam dairesine girmis, emaneti yüklenmis (IMAN etmis) ve bu dairede kendisine nasil hareket edilecegi teblig edilmis Mü'min bundan sonraki hak talebinde, yani sahip oldugu ev, esya, es, is gibi meselelerde alemlerin Rabbi olan ALLAH'a (cc) danismak ve O'nun emirleri ve yasaklarina riayet etmekle yükümlüdür, pratikte de gönderilmis Elci'ye (asm) uymak durumundadir.
Bu vesileyle, Rasulullah (asm)'in hayatina baktigimizda, emanetin ne denli hassas bir nokta oldugunu her defasinda müsahede ediyoruz. Mal paylasiminda (miras), aile hukukunda, komsuluk iliskilerinde, ticaret, insan haklari, özgürlükler, vs. Insan hayatini ilgilendiren her konuda Rasulullah (asm) bu emanete Kur'an destekli vurgu yapmis, sahabelerine bu emanetin kutsal ve vazgecilmez oldugunu ögretmistir.
Unutmayalim ki, ALLAH (cc) emanet edendir, yani el-Mü'min'dir, ve bu emanete sahip cikilmasi icin en hayirli insan olan, tüm alemlere rahmet olan, Habibini (asm) insanlara göndermistir.
Onda (asm) bizim icin, ALLAH'a kavusmayi, ahiret gününe kavusmayi umanlar icin, ve ALLAH'i cok zikredenler icin, ALLAH'a hayatinin her alaninda teslim olanlar icin, güzel bir örnek vardir. (Ahzab/21)
Recep ve Saban aylarını bize mübarek kıl ve bizi Ramazan ayına kavuştur. Ya ALLAH...
22. Mai 2012
DURMADIK
Bu yolculuk bizleri bir yere götürüyor
Sevdik, sevildik, dövdük, dövüldük
Durmadan yolumuza devam ediyoruz
Durduramayacaklar, zalime DUR diyecegiz
Hep özledik, ufukta batan günesi izledik
Ilkbahar, sonbahar dinlemeden
Her yeni günde gözlerimizi umutla actik
Bismillah dedikce kim durabilir karsimizda
Bize gelen ALLAH'tan gelir, giden bizden gider
Var ya, ne gelirse gelsin raziyiz, O da razi olsun
Giden O'nun davasi ugruna gitsin, üzülmeyin
Durdurduk sananlar iyi bilsinler ki, DURMADIK
Sevdik, sevildik, dövdük, dövüldük
Durmadan yolumuza devam ediyoruz
Durduramayacaklar, zalime DUR diyecegiz
Hep özledik, ufukta batan günesi izledik
Ilkbahar, sonbahar dinlemeden
Her yeni günde gözlerimizi umutla actik
Bismillah dedikce kim durabilir karsimizda
Bize gelen ALLAH'tan gelir, giden bizden gider
Var ya, ne gelirse gelsin raziyiz, O da razi olsun
Giden O'nun davasi ugruna gitsin, üzülmeyin
Durdurduk sananlar iyi bilsinler ki, DURMADIK
16. Mai 2012
Necaşi Eshame bin Ebcer (ra)
Sene 614 ve Habesistan, yani günümüzde Etyopya topraklarina tekabul eden Afrika diyari, Krallik ile idare edilir ve bu topraklarda Isevilik, daha dogrusu Hristiyanlik hakimdir. O zamanda kaynaklara göre Hristiyanlik Teslis/Ücleme anlamina gelen bozulma iyice kök salmis, Isa (as) ALLAH'in ogludur (hasa) inanci hakim olmustur. Hristiyanlik inanci Isa (as)'in Rabbimiz (cc) tarafindan göge cikarilmasindan sonra cok cabuk bir sekilde Tarsus'lu Pavlus tarafindan Iseviligin yerine konulmustur (bkz. http://tr.wikipedia.org/wiki/Pavlus). Isa'nin (as) yolundan gidenlere Hristiyan denilmsitir (bu konuda ayrica Mevdudi'nin kaynklarina bakmanizi tavsiye ediyoruz).
Habesistan krallarina "Necasi" denirdi. Krallardan biri de Ebcer idi. Ve bu kralin tek bir oglu, Eshame idi. Habesistan'in ileri gelenleri tek oglu olan Ebcer'i saltanati yok edecek/olacak kaygisiyla öldürürler ve on iki oglu olan Ebcer'in kardesini tahta oturturlar. Eshame amcasinin himayesinde büyüyecektir. Cok cabuk amcasinin gönlünü kazanacaktir Zira Eshame, parlak bir zeka, sahane bir anlayis, güzel bir konusmaya sahiptir ve essiz bir sahsiyet olmaya aday bir genctir. Bunu kesfeden amcasi, ona diger ogullarindan daha cok ehemmiyet verecektir.
Bunu gören Habesistan'in ileri gelenleri Eshame'nin saltanatin basina gecip kendilerinden intikam almalarindan korkarak, amcasindan kendisini ülkeden uzaklastirmasini, sürgün etmesini isterler. Amcasi baskilara dayanamayarak Eshame'yi yanindan uzaklastirir. Amcasi öldükten sonra Eshame, amca ogullarinin tahta sahip cikamamalari sonucu, kaos ve anarsinin hüküm sürdügü Habesistan'in krali, yani Necasi'si olur. Habesistan halki ona biat eder ve o da ülkeyi ustalikla ve hikmetle yönetir.
Bu sirada Rasulullah (asm)'a risalet görevi verilir ALLAH (cc) tarafindan ve ilk Müslümanlar'in gördügü iskence sonucu Habesitan'a hicret etme izni cikar. Efendimiz (asm) Necasi Eshame bin Ebcer'in himayesi altina girmelerini emreder 80 kisilik ilk kafileye.
Müslümanlarin Habesistan'a gecmelerinden sonra zalim Kureys iki adamini 80 kisiyi geri getirmek icin Habesistan'a gönderir. Gönderdikleri adamlardan biri Necasi'yi sahsen taniyan ve dostluk iliskisi bulunan biridir. Öncelikle kamuoyu baskisi altina almak isterler Habesistan'i, ve ilk görüstükleri kimseler patriklerdir. Onlara hediyler vererek desteklerini kazanirlar. Daha sonra Necasi'ye sikayetlerini bildirirler. Mekke'li Müslümanlari yeni bir din uydurmakla suclarlar, ve onlarin Kureyslilere teslim edilmesini teklif ederler. Kendisi de ALLAH'in (cc) lutfuyla sürülmüs, daha sonra memleketine ALLAH'in (cc) yardimiyla dönmüs Necasi, zulüm etmekten korktugu icin Mekke'li Müslümanlar'i dinlemeye karar verir.
Necasi'nin karsisinda secdeye kapilmayan Müslümanlar'in cesareti Necasi'yi sasirtir ve aldigi cevap ile, yani sadece ve sadece ALLAH'a (cc) secde edeceklerini söyleyen Müslümanlar'a saygi gösterir.
Müslümanlarin Tevhid'e yani ALLAH'tan baska ilah tanimama, ve gönderdigi elcilerini, Isa (as) ve Muhammed (asm)'a bagliliklarini Necasi karsisinda yinelemeleriyle Necasi kalpten gelen teslimiyetini tüm Habesistan halki karsisinda zamanla acik bir sekilde tasdik ve ispat eder.
Kureysliler ise agir bir darbe alarak Mekke'ye geri döneceklerdir.
devam edecek insaALLAH
Habesistan krallarina "Necasi" denirdi. Krallardan biri de Ebcer idi. Ve bu kralin tek bir oglu, Eshame idi. Habesistan'in ileri gelenleri tek oglu olan Ebcer'i saltanati yok edecek/olacak kaygisiyla öldürürler ve on iki oglu olan Ebcer'in kardesini tahta oturturlar. Eshame amcasinin himayesinde büyüyecektir. Cok cabuk amcasinin gönlünü kazanacaktir Zira Eshame, parlak bir zeka, sahane bir anlayis, güzel bir konusmaya sahiptir ve essiz bir sahsiyet olmaya aday bir genctir. Bunu kesfeden amcasi, ona diger ogullarindan daha cok ehemmiyet verecektir.
Bunu gören Habesistan'in ileri gelenleri Eshame'nin saltanatin basina gecip kendilerinden intikam almalarindan korkarak, amcasindan kendisini ülkeden uzaklastirmasini, sürgün etmesini isterler. Amcasi baskilara dayanamayarak Eshame'yi yanindan uzaklastirir. Amcasi öldükten sonra Eshame, amca ogullarinin tahta sahip cikamamalari sonucu, kaos ve anarsinin hüküm sürdügü Habesistan'in krali, yani Necasi'si olur. Habesistan halki ona biat eder ve o da ülkeyi ustalikla ve hikmetle yönetir.
Bu sirada Rasulullah (asm)'a risalet görevi verilir ALLAH (cc) tarafindan ve ilk Müslümanlar'in gördügü iskence sonucu Habesitan'a hicret etme izni cikar. Efendimiz (asm) Necasi Eshame bin Ebcer'in himayesi altina girmelerini emreder 80 kisilik ilk kafileye.
Müslümanlarin Habesistan'a gecmelerinden sonra zalim Kureys iki adamini 80 kisiyi geri getirmek icin Habesistan'a gönderir. Gönderdikleri adamlardan biri Necasi'yi sahsen taniyan ve dostluk iliskisi bulunan biridir. Öncelikle kamuoyu baskisi altina almak isterler Habesistan'i, ve ilk görüstükleri kimseler patriklerdir. Onlara hediyler vererek desteklerini kazanirlar. Daha sonra Necasi'ye sikayetlerini bildirirler. Mekke'li Müslümanlari yeni bir din uydurmakla suclarlar, ve onlarin Kureyslilere teslim edilmesini teklif ederler. Kendisi de ALLAH'in (cc) lutfuyla sürülmüs, daha sonra memleketine ALLAH'in (cc) yardimiyla dönmüs Necasi, zulüm etmekten korktugu icin Mekke'li Müslümanlar'i dinlemeye karar verir.
Necasi'nin karsisinda secdeye kapilmayan Müslümanlar'in cesareti Necasi'yi sasirtir ve aldigi cevap ile, yani sadece ve sadece ALLAH'a (cc) secde edeceklerini söyleyen Müslümanlar'a saygi gösterir.
Müslümanlarin Tevhid'e yani ALLAH'tan baska ilah tanimama, ve gönderdigi elcilerini, Isa (as) ve Muhammed (asm)'a bagliliklarini Necasi karsisinda yinelemeleriyle Necasi kalpten gelen teslimiyetini tüm Habesistan halki karsisinda zamanla acik bir sekilde tasdik ve ispat eder.
Kureysliler ise agir bir darbe alarak Mekke'ye geri döneceklerdir.
devam edecek insaALLAH
4. Mai 2012
ISLAM Sözleşmesi (1)
Satış Sözleşmesi (mesela araba, arsa, ev)
Kira Sözleşmesi (mesela araba, arsa, ev)
Hizmet Sözleşmesi (mesela iş)
Kredi sözleşmesi
Garanti sözleşmesi
Bu sözlesmelerin bir veya daha fazlasi hayatimizda mutlaka önümüze gelmis, sartlar müzakere edilmis, uygun görüldügünde imzalanmistir, veya müzakere sonucsuz kalmis, sözlesme kabul edilmemistir.
Islam (teslimiyet) sözleşmesinin birinci sarti olan Kelime-i Şehadet, hem aklen, hem de kalben bir insanin tüm alemlerin Rabbi olan ALLAH'a baglanmasini tescil eder.
ALLAH (cc) bu sarti kabul eden ve bunu hem diliyle hem de kalbiyle tasdik eden her insani Müslüman, yani ALLAH'a (cc) teslim olan olarak katinda kabul eder.
Tabiri caiz ise, insani KUL olma işine alir. Bundan sonra insan kul olma görevine getirilir. iş veren tüm alemlerin Yaraticisi, Yöneticisi olan ALLAH'tir (cc).
Kulluk sözlesmesinin, birinci sartini yerine getiren insan ünvan olarak ALLAH'in Kuran-i Keriminde "Ben sizleri Müslüman (Bana teslim olan) olarak isimlendirdim/görevlendirdim. (HAC Suresi 78. ayet)" alir ve görevine baslayabilir. Müslüman kul göreve baslamadan önce ALLAH (cc) bir Mukaddime'de bulunur ve kuluna öyle bir motivasyon verir ki, bu motivasyonu ancak Rahman ve Rahim olan ALLAH (cc) verebilir:
Bir "patron" düsünün ki, işcisinin her an yaninda, ve her konuda yardimcisi. Bu "patron"'un istedigi sadece birinci sart olan Kelime-i Sehadeti muhafaza, yani tüm alemlerin Rabbi olan ALLAH'i (cc) tek ilah olarak kabul etmek, ve O'nun gönderdigi Rasulleri tanimak. Bu sarta, bu ilkeye bagli kalan her insana iş garantisi veren bir "patron" Böyle güzel bir sözlesme ancak ve ancak bütün noksanliklardan münezzeh (uzak) olan ALLAH'in (cc) sanina yakisir.
ALLAH'in melekleri hayranlikla daha yeni işe baslayan görevlilere söyle seslenirler:
"Yeni göreviniz hayirli olsun."
Artik insan görevinin basina gecer ve sözlesmenin iceriginde yer alan ikinci sarti olan NAMAZ vazifesini yerine getirmek icin kollari sivar.
velhamdulillahirabbilalemin
Abonnieren
Posts (Atom)
Kur'an'ın İzinde: Marifetullah'tan Muhabbetullah'a
Bölüm 1: İmanın İlk Adımı – Teslimiyet Hayatımın bir kavşağında durmuş, kendime soruyordum: “Ben kimim, nereden geldim ve nereye gidiyor...
-
Toprak Yagmuru, Yagmur da Topragi özlemis Toprak Yagmura, Yagmur da Topraga kosuyor, Toprak Yagmura, Yagmur da Topraga kucak aciyor, Toprak ...
-
"Bugün dininizi sizin için kemale erdirdim, nimetlerimin tamamını size bahşettim ve Bana teslimiyeti (Islâm) sizin dininiz olarak belir...
-
Kuran-i Kerim´de Rad suresindeki sekiz cennetin sekiz anahtari: 1) Onlar ki ALLAHIN ahdini yerine getirirler, verdikleri sözleri bozmazlar...

