Dünya savaslarinda birbirlerini yok etmek icin yola cikan Avrupa ve ABD bunun hic de kolay olmadigini fark edecektir, cünkü karsisinda iki büyük güc, Rusya ve Cin cok güclü karsilik vererek buna direneceklerdir. Demokrasi ve Komünizm bunun icin hep birbirine düsman olarak gösterilmistir. Ama hepimiz biliyoruz ki TAGUT yine TAGUT'tur, bunun sagcisi, solcusu olmaz. Bati ve Dogu birbiriyle ugrasirken Iran'da öyle bir olay olmustur ki, tüm dengeleri kökünden sarsmistir. Osmanli'yi yiktiktan sonra birbirine giren Bati ve Dogu, Iran'in bas kaldirmasiyla saskina dönmüslerdir, cünkü Iran halki tüm emperyalist, kapitalist, sömürü düzenlerini al asagi edecektir. Ayni sekilde Rusya'ya, Afgan mücahitleri büyük bir ders vereceklerdir. Siz Bati ve Dogunun birbirilerini cok sevdigi icin mi Berlin duvarini yiktigini saniyorsunuz yoksa? Neler oldu 1989'dan sonra bir bakalim:
Zalim ABD ve müttefikleri yeni bir senaryoyu hayata gecirmek icin dügmeye coktan basmislardir. Bu senaryonun en önemli faktörlerinden biri, önceki dönemden kalma izleri yeni senaryoya adapte ederek, ellerindeki kozu arka planda tutmak olacaktir, Iran Islam Devrimi'nin ardindan Irak-Iran savasini baslatan ABD'dir, bunun arkasindan Kuveyt-Irak savasini baslatan yine zalim ABD ve müttefikleridir. Bunun yeterli olmadigini gören ABD, 11 Eylül saldirilarini Islam'a karsi acilmis savas olarak lanse etmistir. Afganistan ve Irak isgallerini terörizme karsi acilmis savas olarak ilan edenler yüz binlerce masum insani katletmistir. Islam'in terörle hicbir alakasi yoktur, ama Papa cikip da bu dönemde Islam kilicla yayilmistir demesinin ardinda ayni senaryo islemekteydi, zira inancli katolikler de Islam'a kosmaya devam ediyordu tüm dünyada. En büyük terörist kendileri oldugundan tüm güclerini Islam = Terörizm propagandasini insanlarin beynine medya ile yerlestirmeyi basardilar ne yazikki. Buna paralel olarak Afrika'da Müslüman ülkeleri sömürmüs, baslarina birer diktatör getirmislerdir. AMA...
Ne denedilerse Islam'a zarar veremediler elhamdulillah. Simdilerde Ortadogu'da yasanan gelismeler, Dünya dengelerini degistirecegini en iyi bilen ABD'dir. Bundan dolayi 2003 senesinde Disisleri Bakanlari C. Rice, aciklamasinda Fas'tan Iran'a kadar demokrasi ve özgürlük hareketlerini destekleyeceklerini acikca ilan etmistir. Ve diktatörleri simdi teker teker indiriyorlar. Müslüman ülkeler zalimin zulmünden nasil kurtulacaklarini cok iyi bilirler zira. Nasil mi? Islam Devrimi Iran'da gerceklesmistir, ve tüm Müslüman halklara bunu Iran vaaz etmektedir. Iran Dini lideri Hamaney bircok konusmasinda: Mazlum halklarin ayaga kalkacagini müjdelemis ve bunun prototipinin Iran oldugunu söylemistir. Ve tabiki Ahmedinejad önemli bir rol almistir bu son dönemde. Neden Iran'da Ahmedinejad'in gitmesini istediler dersiniz? Yok efendim düsürülecekmis, ve simdi de Hamaney ve Ahmedinejad'i birbirinie düsman gibi göstermeye calisiyorlar. Bu oyuna gelmeyecektir Iran insaALLAH, buna delil olarak Ahmedinejad'in biz Imam'la baba ogul gibiyiz demesi yeterlidir cevap olarak.
Kisacasi dünyada en büyük güc, süper güc zalim taguti rejimler degil, Islami hareketlerin cesur üyeleridir ve bundan sonra da olacaklardir, bunu cok iyi bilen ABD ve müttefikleri ne pahasina olursa olsun Islami hareketlerin önünü kesmek icin tüm güclerini ortaya koymaktadirlar. Bundan sonraki dönemde El Kaide ön planda olmayacaktir, bunun sözünü Barack Obama bugün vermistir. 10 senedir senaryolarinin bir parcasi olan El Kaide liderinin ölüm haberi tüm dünyada sevincle karsilandi, ama Müslümanlar bu oyunun ic yüzünü mutlaka desifre edeceklerdir ve bunun kaniti da zamanla ABD'nin yapacaklariyla ortaya cikacaktir. Buna ABD coktan baslamistir zaten. Ne pahasina olursa olsun kendi güclerini Ortadogu'da hissettirmeye calisan ABD, bir taraftan katil israil'i sonuna kadar destekledigini söylüyor, ama israil'in her önerisine karsi cikiyor. Mesela israil bas bas bagiriyor, El Fetih ve Hamas birlesiyor, birseyler yapin diye. Iste dügümün cözülecegi nokta da bu. Türkiye ve Iran'in bir koalisyon gibi, hem Sii ve hem de Sünni hareketleri desteklemeleri ABD'yi daha degisik senaryolara itiyor. Bir Misir, ki israil'in kalesi iken bugün israil'e kafa tutuyor ve ABD buna göz yumuyor. Acikcasi öyle gözüküyor ki, ABD de artik satranc masasinda yapacagi hamleleri düsünüyor. Katil israil bir taraftan Hizbullah, bir taraftan HAMAS, Iran ve Türkiye, ve simdi de en güvendigi ABD ile ipleri koparacak mi? israil medyasinda Obama'ya tepkiler yagiyor haberiniz var mi?
Sözün özü, bence ABD kendi cikari icin israil'i bile satar, satin gitsin serefsizleri...
Kurtlar Vadisi Ortadoğu reklamlardan sonra devam edecek.
ALLAH (cc) bu Ümmet'e güc versin, zalimlerin oyunlarini, tuzaklarini baslarina gecirsin...Kurtulus yakindir insaALLAH
2. Mai 2011
23. April 2011
Nikahsızlar, siz kim oluyorsunuz da...
Bu yaziyi Show TV'de yayinlanan Muhtesem Yüzyil dizisini izleyenlere hediye ediyorum:
Bu ne cüret, bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu, siz kim oluyorsunuz da şanlı ve şerefli Osmanli'ya dil uzatiyorsunuz? Siz ki, Islam diyari olan Anadolu'yu öyle bir rezil hale getirdiniz ki, Sultan Fatih'ler bu günleri görecekti, hepinizi layik oldugunuz cöplüklerinize doldurur bir de üstünüze tükürürdü? Osmanli Haremi nikahsizligi önleyen en önemli müesseselerden iken, siz cikip da Bati'dan serefsizce aldiginiz fuhusu, ahlaksizligi, ciplakligi reklam panolarinda, TV reklamlarinda pazarlayip duruyorsunuz ve bununla gurur duyuyorsunuz. Siz önce kendi pisliginizde bogulurken, agzinizdan cikani kulaginiz duyuyor mu, ona bakin? Beyinleriniz batakliklarda dura dura kokusmus, calismaz hale gelmis, kalpleriniz simsiyah lekelerle kusatilmis iken, sizin gibi adiler cikip da Osmanli'ya nasil söz söyleyebilir? TV dizilerinde Osmanli'ya yakistirdiginiz o adetleri bu memleketten uzak tutmus ecdadimizin torunlariyiz biz duydunuz mu? Cumhuriyet tarihinde küfrettiniz atalarimiza, kücük düsürdünüz siirlerde, sarkilarda, simdi de dizilerde saldiriyorsunuz. Sunu iyi bilin ki, sizi kininizde, pisliginizde, bogacak olan bir ALLAHIMIZ var bizim. Ve bu yolda sizin gibi bes para etmez serefsizlere söyleyecek tek sözümüz var...siz bu dünyada rezil oldugunuz gibi ahirette de rezil olacaksiniz, ve biz sizlerle ayni bugün oldugu gibi dalga gececegiz.
Sözün özü: Biz biliyoruz ki sizin derdiniz Islam, Tesettür (Basörtüsü). Irtica diyorsunuz öyle mi? Sizi gidi nikahsizlar sizi, ISLAM, Tesettür, HAREMLIK SELAMLIK bizim onurumuzdur, zira ALLAH öyle istiyor, biz sizlere benzemeyiz, biz isteriz ki ALLAHIN dedigi olsun...ve bu dünyada ALLAHIN dedigi olana kadar da sizinle mücadele etmeye devam edecegiz.
Bu ne cüret, bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu, siz kim oluyorsunuz da şanlı ve şerefli Osmanli'ya dil uzatiyorsunuz? Siz ki, Islam diyari olan Anadolu'yu öyle bir rezil hale getirdiniz ki, Sultan Fatih'ler bu günleri görecekti, hepinizi layik oldugunuz cöplüklerinize doldurur bir de üstünüze tükürürdü? Osmanli Haremi nikahsizligi önleyen en önemli müesseselerden iken, siz cikip da Bati'dan serefsizce aldiginiz fuhusu, ahlaksizligi, ciplakligi reklam panolarinda, TV reklamlarinda pazarlayip duruyorsunuz ve bununla gurur duyuyorsunuz. Siz önce kendi pisliginizde bogulurken, agzinizdan cikani kulaginiz duyuyor mu, ona bakin? Beyinleriniz batakliklarda dura dura kokusmus, calismaz hale gelmis, kalpleriniz simsiyah lekelerle kusatilmis iken, sizin gibi adiler cikip da Osmanli'ya nasil söz söyleyebilir? TV dizilerinde Osmanli'ya yakistirdiginiz o adetleri bu memleketten uzak tutmus ecdadimizin torunlariyiz biz duydunuz mu? Cumhuriyet tarihinde küfrettiniz atalarimiza, kücük düsürdünüz siirlerde, sarkilarda, simdi de dizilerde saldiriyorsunuz. Sunu iyi bilin ki, sizi kininizde, pisliginizde, bogacak olan bir ALLAHIMIZ var bizim. Ve bu yolda sizin gibi bes para etmez serefsizlere söyleyecek tek sözümüz var...siz bu dünyada rezil oldugunuz gibi ahirette de rezil olacaksiniz, ve biz sizlerle ayni bugün oldugu gibi dalga gececegiz.
Sözün özü: Biz biliyoruz ki sizin derdiniz Islam, Tesettür (Basörtüsü). Irtica diyorsunuz öyle mi? Sizi gidi nikahsizlar sizi, ISLAM, Tesettür, HAREMLIK SELAMLIK bizim onurumuzdur, zira ALLAH öyle istiyor, biz sizlere benzemeyiz, biz isteriz ki ALLAHIN dedigi olsun...ve bu dünyada ALLAHIN dedigi olana kadar da sizinle mücadele etmeye devam edecegiz.
14. April 2011
Cahiliye'den kalma adetler
Bazı erken dönem otoriteleri, ıslık ve el çırpmaların eşliğinde Kâbe'nin çevresinde yapılan dansların İslam öncesi dönemde Araplar tarafından fiilen uygulanan başlıca tapınma biçimlerinden biri olduğunu söylemektedirler. (Üstad Muhammed Esed)
Video'da gördügünüz eglenceler ne yazikki ISLAM'la uzaktan yakindan alakasi olmayan seyler, ve bu eglencelere katilanlara baktiginizda bunlarin bir kisminin basörtülü oldugunu görürsünüz. Peki basörtüsü ne demek? ISLAM demek. Ne ariyor orada ISLAM diye soran yok mu aranizda? Var elbette. Ama herkes susuyor. Her davetcinin görevi, dogrulari söylemek, yanlislardan döndürmektir. Ümmet-i Muhammed'in cahiliye'den kalma bu adetleri acilen silmesi gerekmektedir.
12. April 2011
Küfür Sistemlerinin Olmazsa Olmazı: Fuhşiyat ve Cinselliktir
Bugün yeryüzüne egemen olan, açıklığın, örtüsüzlüğün öne çıktığı, kadın cinselliğinin her alanda kendisini gösterdiği yaşama biçimi ne Musevi kaynaklıdır, ne İsevi kaynaklıdır ve ne de İslami kaynaklıdır, öncelikle bunu bilelim. Yani vahye kapalı, hatta vahiyle savaşır konumda, vahiy de onunla savaşır konumda, Allah ile ilişkisi olmayan, seküler, dinsiz bir hayat tarzıdır. Her ne kadar böylesi toplumlarda yaşayan bireylerin bir kısmı kendilerini bu dinlerden biriyle ilişkilendirse de, hayatlarına hakim olan bu yaşama biçimi bu dinlerden kaynaklanmamaktadır. Yani hayatlarına egemen olan bu kimlik ne Musevi kimliği, ne İsevi kimliği ve ne de İslami kimliktir. Biz bu konuyu baştan beri kendi kelimelerimizle açıklamaya çalışıyoruz.
Onlar istedikleri kadar kendilerine güzel isim verseler de, cahili toplumlardır. Bu cahilî toplumların ve cahili düzenlerinin hepsinin ortak en bariz özellikleri, egemenliklerinin örtüsüzlük üzerine kurulmuş olmaları, çıplaklık üzerine kurulmuş olmaları ve kadının dişiliğinin ön plana çıkarılması üzerine kurulmuş olmalarıdır.
Her dinin, her ideolojinin, her felsefenin kendisine göre olmazsa olmazları vardır, büyük sütunları vardır, bugünün tabiriyle kırmızı çizgileri vardır, onlar olmadan bu dinler, bu felsefeler ve ideolojiler olamazlar. Nasıl ki namaz, oruç, hac, Ka'be, cami, ezan ve benzeri şiarlar İslam'ın olmazsa olmazları ve önemli sütunları ise, ve yine haç, teslis, vaftiz, kilise gibi şeyler Hristiyanlığın olmazsa olmazları ve sütunları ise, ve o sütunlardan birini veya bir kaçını çekip aldığınız zaman yıkılacağına göre, geriye kalan şeyin "İslam" veya “Hristiyanlık” sayılamayacağına göre, bugün başta Batı olmak üzere yeryüzünün önemli bir bölümüne egemen olan vahiy dışı, Allah ile irtibatı olmayan modernist, seküler küfür toplumlarının, küfür sistemlerinin olmazsa olmazlarının başında da çıplaklık, cinsellik ve kadının dişiliğinin sergilenmesi gelmektedir. Hem de en başında gelmektedir ve sütunlarının en büyüğü, en önemlisidir. Siz bunları onların ellerinden aldığınız zaman onların sistemlerinden geriye hiç bir şey kalmaz, derhal çöküverir.
Her ne kadar bu küfür toplumları bunu yazılı bir belge olarak belirtmeseler de, küfür sistemleri anayasalarında bunu bu şekilde açıkça yazmasalar da, gerçekte ve uygulamada bu böyledir. Siz bu küfür ve fuhuş toplumlarının, küfür sistemlerinin bu sütunlarına dokunmaya kalkıştığınız zaman, bunun böyle olduğunu çok rahat anlarsınız. Yani, onların çıplaklıklarına, hayasızlıklarına, edepsizliklerine müdahale etmeye kalkıştığınızda derhal feveran ederler. Hatta onların bu kötülüklerine hiç müdahale etmeden, sadece örtünmeyi, edep ve hayalı davranmayı yaymaya çalıştığınızda buna asla ve asla tahammül edemezler!
Evet, küfür toplumlarının bireyleri de, kurumları da her şeye tahammül edebilirler, fakat tesettüre, bayanların müslümanca hayat tarzlarına asla tahammül edemezler. Varlıklarına kasteden en büyük düşman olarak görür ve bunun gereğini yaparlar.
Eğer siz böylesi bir toplumda bayanlar olarak örtündüğünüzde, edep ve hayaya bürünerek bir hayat yaşamaya başladığınızda, bunu yaygınlaştırmaya çalıştığınızda ve birazcık da başarılı olduğunuz takdirde, bunların sistemleri kökünden çatırdamaya başlayacaktır. Çünkü bunların bütün sermayeleri budur, cinselliktir, kadınların dişiliğini sergilemektir. Ticaretleri, ekonomileri, edebiyatları, romanları, hikayeleri, tiyatroları, her türlü sanatları, medyaları ve kısaca her şeyleri cinsellik üzerine, kadının dişiliğini ön plana çıkarma esası üzerine kurulmuştur. Bizim dilimizle, bunların bütün düzenleri fahşa üzerinde, fuhşiyat üzerinde, açık saçıklık üzerinde durmaktadır.
Çok ilginçtir, şu anda bu toplumlarda milyonlarca insan AİDS'e yakalandığı ve bu hastalıktan öldüğü halde ve bu hastalığın da çok büyük oranda fuhuş ve ahlaksızlık yoluyla yayıldığı bilindiği halde, alınan tedbirler arasında Fuhşiyata Son Verme diye bir madde ve düşünce asla bulunmamaktadır.
Durum böyle olunca elbette böylesi toplumların en amansız düşmanlıkları tesettüre olacaktır, örtünmeye olacaktır, edebe, hayâya ve utanma duygusuna olacaktır, nikaha olacaktır, helâl yoldan kurulmuş tertemiz aile hayatına olacaktır. Bütün hücumlarını bu erdem noktalarına yapacaklardır!
Kaynak:
Örtünme Çağrısı-Mehmet GÖKTAŞ
Onlar istedikleri kadar kendilerine güzel isim verseler de, cahili toplumlardır. Bu cahilî toplumların ve cahili düzenlerinin hepsinin ortak en bariz özellikleri, egemenliklerinin örtüsüzlük üzerine kurulmuş olmaları, çıplaklık üzerine kurulmuş olmaları ve kadının dişiliğinin ön plana çıkarılması üzerine kurulmuş olmalarıdır.
Her dinin, her ideolojinin, her felsefenin kendisine göre olmazsa olmazları vardır, büyük sütunları vardır, bugünün tabiriyle kırmızı çizgileri vardır, onlar olmadan bu dinler, bu felsefeler ve ideolojiler olamazlar. Nasıl ki namaz, oruç, hac, Ka'be, cami, ezan ve benzeri şiarlar İslam'ın olmazsa olmazları ve önemli sütunları ise, ve yine haç, teslis, vaftiz, kilise gibi şeyler Hristiyanlığın olmazsa olmazları ve sütunları ise, ve o sütunlardan birini veya bir kaçını çekip aldığınız zaman yıkılacağına göre, geriye kalan şeyin "İslam" veya “Hristiyanlık” sayılamayacağına göre, bugün başta Batı olmak üzere yeryüzünün önemli bir bölümüne egemen olan vahiy dışı, Allah ile irtibatı olmayan modernist, seküler küfür toplumlarının, küfür sistemlerinin olmazsa olmazlarının başında da çıplaklık, cinsellik ve kadının dişiliğinin sergilenmesi gelmektedir. Hem de en başında gelmektedir ve sütunlarının en büyüğü, en önemlisidir. Siz bunları onların ellerinden aldığınız zaman onların sistemlerinden geriye hiç bir şey kalmaz, derhal çöküverir.
Her ne kadar bu küfür toplumları bunu yazılı bir belge olarak belirtmeseler de, küfür sistemleri anayasalarında bunu bu şekilde açıkça yazmasalar da, gerçekte ve uygulamada bu böyledir. Siz bu küfür ve fuhuş toplumlarının, küfür sistemlerinin bu sütunlarına dokunmaya kalkıştığınız zaman, bunun böyle olduğunu çok rahat anlarsınız. Yani, onların çıplaklıklarına, hayasızlıklarına, edepsizliklerine müdahale etmeye kalkıştığınızda derhal feveran ederler. Hatta onların bu kötülüklerine hiç müdahale etmeden, sadece örtünmeyi, edep ve hayalı davranmayı yaymaya çalıştığınızda buna asla ve asla tahammül edemezler!
Evet, küfür toplumlarının bireyleri de, kurumları da her şeye tahammül edebilirler, fakat tesettüre, bayanların müslümanca hayat tarzlarına asla tahammül edemezler. Varlıklarına kasteden en büyük düşman olarak görür ve bunun gereğini yaparlar.
Eğer siz böylesi bir toplumda bayanlar olarak örtündüğünüzde, edep ve hayaya bürünerek bir hayat yaşamaya başladığınızda, bunu yaygınlaştırmaya çalıştığınızda ve birazcık da başarılı olduğunuz takdirde, bunların sistemleri kökünden çatırdamaya başlayacaktır. Çünkü bunların bütün sermayeleri budur, cinselliktir, kadınların dişiliğini sergilemektir. Ticaretleri, ekonomileri, edebiyatları, romanları, hikayeleri, tiyatroları, her türlü sanatları, medyaları ve kısaca her şeyleri cinsellik üzerine, kadının dişiliğini ön plana çıkarma esası üzerine kurulmuştur. Bizim dilimizle, bunların bütün düzenleri fahşa üzerinde, fuhşiyat üzerinde, açık saçıklık üzerinde durmaktadır.
Çok ilginçtir, şu anda bu toplumlarda milyonlarca insan AİDS'e yakalandığı ve bu hastalıktan öldüğü halde ve bu hastalığın da çok büyük oranda fuhuş ve ahlaksızlık yoluyla yayıldığı bilindiği halde, alınan tedbirler arasında Fuhşiyata Son Verme diye bir madde ve düşünce asla bulunmamaktadır.
Durum böyle olunca elbette böylesi toplumların en amansız düşmanlıkları tesettüre olacaktır, örtünmeye olacaktır, edebe, hayâya ve utanma duygusuna olacaktır, nikaha olacaktır, helâl yoldan kurulmuş tertemiz aile hayatına olacaktır. Bütün hücumlarını bu erdem noktalarına yapacaklardır!
Kaynak:
Örtünme Çağrısı-Mehmet GÖKTAŞ
6. April 2011
Tesettür(süzlük)
Tesettür, önce erkeklerin, sonra da kadinlarin kalplerindeki pislikleri temizledikten sonra gercek anlamda tesettür olacagi kanaatindeyim (bkz. Önce erkekler...sonra kadınlar). Kalplerdeki dünya sevgisi, ne yazikki öyle bir hal aldi ki, tesettürü oyuncak ettik, kalplerimizi koruyan o mübarek ayetleri aldik dekorasyon yaptik, yapiyoruz. Bu mudur Islam'a sahip cikmak? Herseyimiz dedigimiz IMANIMIZ, herkesten ve herseyden cok sevdigimiz ALLAH ve Rasulü, hayatimizin neresinde? Daha tesettürümüze sahip cikamadik ki, ne sevgisi, ne saygisi? ALLAH korkusu nerede duruyor tesettür gelince akla...birakin kendinizi ve bizleri kandirmayi. Müslüman olan adam daha tesettür ayetlerini bile, Namaz ayetleri gibi, Zekat ayetleri, Cihad ayetleri gibi görmüyorsa, onun teslimiyeti havada bulut. Bir erkek, gözünü haramdan sakinmayip da gözünün önündeki tesettürü kaldirirsa, nerede kaldi tesettür ayeti? Bir kadin, basörtüsü farz degilmis gibi davranirsa, bunun sonu elbette hüsran, hem de öyle bir hüsran ki...bakin sokaklara ne hale getirdiler bizleri. Bati medeniyetinde ciplaklik bir onurdur biliyor muydunuz? Yani ciplakligi benimsemeyenler gerici. Simdi anladiniz mi niye irtica irtica diye bagiriyorlar? Yillardir güzel memleketimde irtica diyenlerin ekmegine kim yag sürdü dersiniz? Benim bacilarim peruk takti, takiyor, acti basini üniversiteli olmak icin, ögretmen oldu benim bacim, ama tesettürsüz ögretmen. Ve biz bunlara seyirci kaldik, kalmadik mi? Durun, nereye diye sorduk mu? SUSTUK, hem de alkisladik mezuniyet törenlerinde o bacilarimizi. Peki Islam bunun neresinde kaldi? Evet bu can alici soruyu, bu utanc verici durumu kim aciklayacak benim minik yavrularima? Sormazlar mi adama, bunun neresi Islam diye? Cocuklarimiza ALLAH'in Rasulü Muhammed aleyhisselatu vesselam'i anlatirken, ve onun tavizsizligini anlatirken, cocuklarimiz, peki simdi niye öyle degil ki, diye sorduklarinda, sucu baskalarina mi atacagiz, yoksa igneyi önce kendimize mi batiracagiz.
Sözün özü:
Bu rezilligin artik son bulmasi lazim. Buna DUR demek bütün Müslümanlarin vazifesi olmali. Emr-i bil ma'ruf, nehy-i anil münker düsturunu canlandirmanin vaktidir. Kim bilir, belki bu yazdiklarima kizanlar olacaktir, ama unutmayalim ki, bu dava insanlarin isine gelen seyleri degil, ALLAH'in istedigi seyleri hatirlatmak icin vardir ve sonuna kadar da var olacaktir. Ne güzel söylemis Üstad: Bu dünya ALLAH'in dünyasi, ALLAH'in dünyasinda ALLAH'in dedigi olur. Var mi itirazi olan?
Sözün özü:
Bu rezilligin artik son bulmasi lazim. Buna DUR demek bütün Müslümanlarin vazifesi olmali. Emr-i bil ma'ruf, nehy-i anil münker düsturunu canlandirmanin vaktidir. Kim bilir, belki bu yazdiklarima kizanlar olacaktir, ama unutmayalim ki, bu dava insanlarin isine gelen seyleri degil, ALLAH'in istedigi seyleri hatirlatmak icin vardir ve sonuna kadar da var olacaktir. Ne güzel söylemis Üstad: Bu dünya ALLAH'in dünyasi, ALLAH'in dünyasinda ALLAH'in dedigi olur. Var mi itirazi olan?
29. März 2011
Filistin'li Çocuklar
Acaba sizden öncekilerin başlarına gelenlerin benzeri sizin de başınıza gelmeksizin, kolayca Cennet'e gireceğinizi mi sandınız? Onlar öylesine ağır sıkıntılara ve zorluklara uğradılar, öylesine sarsıldılar ki, peygamberleri ile çevresindeki inanmışlar 'Allah'ın yardımı ne zaman gelecek?" dediler. İyi bilin ki, Allah'ın yardımı yakındır. (Bakara Suresi 214. ayet)
O kimseler ki, insanlar kendilerine "Düşmanlarınız size saldırmak için yığınak yaptılar, onlardan korkmalısınız"dediklerinde, bu sözden imanları daha güçlenerek `Allah bize yeter, O ne güzel bir vekildir" dediler. (Al-i Imran Suresi 173. ayet)
Bugün sabah arabada ofise giderken Kurtlar Vadisi Filistin Müziklerini dinliyordum. Uzun uzun Filistinli Çocuklari düsündüm. Ümmetin güzel yavrulari, tertemiz kanlariyla Islam davasina hizmet eden ALLAH'in gül kullari, masaALLAH. Onlar Filistin'in Ismail'leri olarak ne kadar büyük bir saygiya ve sevgiye mazhar olmuslardir. Onlar öyle bir davanin cocuklaridirlar ki, hepsinin alnindan öperek kucaklamak geldi icimden, ve kendi kendime bir söz verdim: Suriye'deki mülteci kamplarinda Filistin'li yavrulari ziyaret edip onlarin alinlarindan öpmek...siz de var misiniz?
27. März 2011
Önce erkekler...sonra kadınlar
30- Ey Muhammed, mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, edep yerlerini korusunlar. Böyle davranmak onlar için daha temiz ve daha hayırlıdır. Şüphesiz ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. (Nur Suresi)
Allah Teala bu âyet-i kerimede, mümin erkeklerin, gözlerini haramdan sakınmalarını ve avret mahallerini zinadan ve başkalarının görmesinden korumalarını emretmektedir.
Mümin kimse kendisine haram kılınan birşeye bakamaz. Şayet iradesi dışında haram olan birşeyi görürse derhal gözünü ondan çevirmekle mükelleftir.
Bu hususta Resulullah (s.a.v.)'den şu Hadis-i Şerifler rivayet edilmektedir: "Cerir b. Abdullahel-Bücelî diyor ki:
"Ben, Resulullah (s.a.v.)den, anî bakışların (Gözün, istemeden görmesinin) hükmünü sordum, O bana, gözümü çevirmemi emretti. [Müslim]
Peygamber efendimiz diğer bir Hadis-i Şerifinde Hz. Ali´ye şöyle buyurmuştur:
"Ey Ali, birinci bakışına ikinci bakışını ekleme. Zira senin birinci defa bakmaya hakkın vardır. Bunun dışında bakmaya hakkın yoktur. [Ebu Dâvud]
Ebu Said el-Hudrî diyor ki:
"Bir gün Resulullah şöyle buyurdu: "Sakın yollar üzerine oturmayın." Bunun üzerine orada bulunanlar: "Başka çaremiz yok. Yollar bizim toplantı yerlerimiz. Oralarda oturup konuşuyoruz." dediler. Resulullah da şu cevabı verdi: "Eğer mutlaka oturacaksanız yolun hakkını verin." Onlar: "Yolun hakkı nedir " diye sorunca Resulullah: "Gözü kapamak, eziyet etmemek, selam almak, iyiliği emretmek ve kötülüğe mani olmaktır." buyurdu. [45]
Taberi, bu âyet-i kerimede zikredilen "Edep yerlerini korusunlar" ifadesinden maksadın, edep yerlerini insanların bakışlarından korumaları olduğunu söylemiş ve buna dair görüşleri zikretmiştir.
...evet gelelim ondan sonraki Ayet-i Kerime'ye:
31- Ey Muhammed, mümin kadınlara söyle, gözlerini (Haramdan) sakınsınlar. Edep yerlerini korusunlar. Görünmesi zaruri olanlar hariç, zinetlerîni göstermesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine doğru örtsünler. (...) Gizledikleri süslerini başkalarına bildirmek için ayaklarını da vurmasınlar. Ey mü´minler, hepiniz Allah´a tevbe edin ki kurtuluşa eresiniz. (Nur Suresi)
Kaynak: Taberi Tefsiri
Allah Teala bu âyet-i kerimede, mümin erkeklerin, gözlerini haramdan sakınmalarını ve avret mahallerini zinadan ve başkalarının görmesinden korumalarını emretmektedir.
Mümin kimse kendisine haram kılınan birşeye bakamaz. Şayet iradesi dışında haram olan birşeyi görürse derhal gözünü ondan çevirmekle mükelleftir.
Bu hususta Resulullah (s.a.v.)'den şu Hadis-i Şerifler rivayet edilmektedir: "Cerir b. Abdullahel-Bücelî diyor ki:
"Ben, Resulullah (s.a.v.)den, anî bakışların (Gözün, istemeden görmesinin) hükmünü sordum, O bana, gözümü çevirmemi emretti. [Müslim]
Peygamber efendimiz diğer bir Hadis-i Şerifinde Hz. Ali´ye şöyle buyurmuştur:
"Ey Ali, birinci bakışına ikinci bakışını ekleme. Zira senin birinci defa bakmaya hakkın vardır. Bunun dışında bakmaya hakkın yoktur. [Ebu Dâvud]
Ebu Said el-Hudrî diyor ki:
"Bir gün Resulullah şöyle buyurdu: "Sakın yollar üzerine oturmayın." Bunun üzerine orada bulunanlar: "Başka çaremiz yok. Yollar bizim toplantı yerlerimiz. Oralarda oturup konuşuyoruz." dediler. Resulullah da şu cevabı verdi: "Eğer mutlaka oturacaksanız yolun hakkını verin." Onlar: "Yolun hakkı nedir " diye sorunca Resulullah: "Gözü kapamak, eziyet etmemek, selam almak, iyiliği emretmek ve kötülüğe mani olmaktır." buyurdu. [45]
Taberi, bu âyet-i kerimede zikredilen "Edep yerlerini korusunlar" ifadesinden maksadın, edep yerlerini insanların bakışlarından korumaları olduğunu söylemiş ve buna dair görüşleri zikretmiştir.
...evet gelelim ondan sonraki Ayet-i Kerime'ye:
31- Ey Muhammed, mümin kadınlara söyle, gözlerini (Haramdan) sakınsınlar. Edep yerlerini korusunlar. Görünmesi zaruri olanlar hariç, zinetlerîni göstermesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine doğru örtsünler. (...) Gizledikleri süslerini başkalarına bildirmek için ayaklarını da vurmasınlar. Ey mü´minler, hepiniz Allah´a tevbe edin ki kurtuluşa eresiniz. (Nur Suresi)
Kaynak: Taberi Tefsiri
Abonnieren
Posts (Atom)
Kur'an'ın İzinde: Marifetullah'tan Muhabbetullah'a
Bölüm 1: İmanın İlk Adımı – Teslimiyet Hayatımın bir kavşağında durmuş, kendime soruyordum: “Ben kimim, nereden geldim ve nereye gidiyor...
-
Kuran-i Kerim´de Rad suresindeki sekiz cennetin sekiz anahtari: 1) Onlar ki ALLAHIN ahdini yerine getirirler, verdikleri sözleri bozmazlar...
-
Toprak Yagmuru, Yagmur da Topragi özlemis Toprak Yagmura, Yagmur da Topraga kosuyor, Toprak Yagmura, Yagmur da Topraga kucak aciyor, Toprak ...
-
Peygamber Efendimiz (sav)’in sabirla ilgili bir sözü: Mümin kisinin durumu ne kadar sasirticidir. Zira her isi onun icin bir hayirdir. Bu du...



